Size Kamyon Çarpmadı , Grip Sezonu Başlamakta, Covıd-19 Sezonu İse Hiç Bitmedi

Gerçekten tuhaf zamanlar.
Bir yandan pandemiden çok daha kötü zamanlarla, savaşla, afetlerle kavruluyor, bir yandan hiç bir şey olmamışçasına günlük rutinimizi sürdürerek zamanı oyalamaya çalışıyoruz.
Uzamış bir yazdan henüz çıkmamış olmamıza rağmen, çalışan , toplu taşımaya binen, kalabalık toplantılara katılan, seyahatten dönen insanlar ağır grip bulguları ile başvuruyor.
Bu bulgularla başvuranlarda öncelikle COVID-19 testi yapmak gerekiyor.
Çünkü GRİP ile COVID birbirinden ayırt edilemeyen bulgulara yol açıyor.
Halsizlik, kırıklık, kemik, eklem ağrıları, göğüste basınç ile seyreden bulgular.
Ben öğrencilere GRİP anlatırken hastaların “kamyon çarpmış” gibi hissettiklerini ı anlatırım.
Hapşırıyorum, burnum akıyor, öyleyse nezleyim
Gözümü açamıyorum, kafam kazan gibi, lime lime dökülüyorum, öyleyse “grip” ya da
“gripal hastalık;COVID-19” geçiriyorum

Grip , kuzey yarımkürede Kasım sonu, Aralık başı başlayan 6-8 hafta süren mevsimsel salgınlar yapmaktadır.
Henüz salgın alarmı olmamakla birlikte benim çalıştığım merkezde yaptığımız testlerin %50’den fazlası COVID, kalanlar ise GRİP ya da diğer solunum yolu virüsleri olarak dağılıyor.
Grip beş yüz yıllık tanışıklığımızın olduğu, yüz yıldan fazla bir süredir de aşı, test ve tedavi ile büyük salgınlar yapmasını önleyebildiğimiz ciddi bir hastalık.
Geçen yıl kış mevsiminde, COVID-19 kontrolünün görece sağlanmasıyla da ilişkili olarak, grip ölümleri COVID-19 ölümlerini geçti.
Böylece GRİP ne kadar ciddi bir tablodur anlaşılmış olmasını umalım.
Özellikle, 5 yaş altı çocuklar, gebeler ,65 yaş üstü olanlar, kalp, akciğer, kanser hastaları, diyabet, böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları olanlarda hem şiddetli seyrederek hastane yatışları gerektiriyor hem de ölümcül olabiliyor.
Güvenli ve etkili, en az 70 yıldır kullanımda olan bir aşısı var.
Ama aşıyı her yıl yaptırmak gerekiyor.
Bunun iki nedeni var; birincisi virüs çok sık mutasyonlarla her yıl kılık değiştirerek bağışıklık sistemizin kafasını karıştırıyor.
Diğeri ise tüm solunum yolu virüsleri gibi uzun süreli bağışıklığa yol açmıyor ve hatırlatma yapılmaya ihtiyaç duyuyor .
GRİP artık solunum yolu infeksiyonu bulguları dışında yol açtığı geniş ölçekli sorunların da çok iyi tanımlandığı bir hastalık.
Kış salgınlarında yalnızca zatürre nedeniyle değil, kalp krizleri ve inme nedeniyle de hastaneye yatışları artırıyor.
Kardiyovasküler hastalıklar zaten dünya çapında ilk sıradaki ölüm nedeni.
Her yıl dünyada 17.9 milyon kişi bu kalp-damar hastalıkları nedeniyle ölmektedir ki bu da tüm ölümlerin %31’ini oluşturur.
Bilimsel kanıt oluşturan çalışmalar gribin pik yaptığı dönemlerde, kalp, damar ve tüm nedenli ölümlerde artış olduğunu gösteriyor.
Yapılan çalışmalar ,grip geçirenlerde , özellikle ilk üç ay içinde , kalp krizi riskinde 6-17 kat,
inme riskinde 3-10 kat artış olduğunu gösteriyor.
Grip aşılaması ise kalp krizi riskini %15-45 azaltıyor.
Aşı dışında en önemli korunma yöntemlerinden birisi de el yıkamak.
Gripli veya grip olmak istemeyen kişi, sık sık ellerini yıkamalı veya el antiseptikleri
ile ellerini temizlemelidir.
Bulunduğu yerde, hastalığın şiddetli seyredeceği, yaşlı, gebe, kanser, diyabet gibi
hastalıkları olan riskli kişiler varsa, hasta kişinin maske takması ise çok yararlı.
Sizi bir paçavra haline getiren hastalık zaten size “bir yere gitme, çorbanı, çayını iç,
evde kal” mesajını verirken, en doğrusu; özellikle de virüsün en çok saçıldığı ilk 48-72
saat evde istirahat edilmesidir.
Hekime ulaşmanın iyiden iyiye meşakkatli olduğu bugünlerde ne zaman telaşlanmanız gerektiğine gelince;
Ateş beş günden uzun sürerse, düşmüşken tekrar ve titremeler ile yükselirse,
öksürüğe koyu renkli balgam, hırıltılı solunum, morarma, nefes alırken batıcı yan
ağrısı şeklinde göğüs ağrısı eklenirse mutlaka bir doktor veya sağlık merkezine
başvurmalısınız. Çünkü bu bulgular, grip virüsünün zayıflattığı akciğerlere bakterilerin
ulaştığını düşündürür.
Öne eğilmekle artan şiddetli baş ağrısı, kulak ağrısı, burun tıkanıklığının 7-10 günden
uzun sürmesi ise antibiyotik tedavisi gerektirebilecek, sinüzit, otit gibi hastalıkları
düşündürür.
Ayrıca hasta kişiye antiviral ilaç ve yakın temastaki kişilere koruyucu olarak aşı veya antiviral başlanılması için hekim önerisi almak en doğrusudur.
Gripsiz bir mevsim geçirmenin yolu aşılanmaktır.
Aşının koruyucu etkisi yapıldıktan 2 -3 hafta sonra ortaya çıkar. Aşının bağışıklığı ise
ortalama 4-6 ay sürer.
Aşı yapıldı ama yine grip oldum diyenlere gelince, aşı yalnızca GRİP virüsünün yol açtığı hastalığa çaredir.
COVID-19 ve nezle/soğuk algınlığı yapan diğer virüslere zaten etkili değildir.
İyi bir kış geçirmek ne kadar mümkün olacak bilemiyorum ama direnci artırmak için sağlıklı bir kış geçirmeye çalışmak gerekli.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x